TESADÜF DOGMASI VE ATEİZM

Kendini "bilimsel ve akılcı" sanan ateistlerin, her şeyi kör tesadüflere bağlayan dogmatik bir "Ateizm Dini"ne saplanıp kalmaları ne trajikomik bir çelişkidir!

1. Bilim Tarihi ve Öncü Zihinlerin Ufku

1. BİLİM TARİHİ VE ÖNCÜ ZİHİNLERİN UFKU

Günümüz modern biliminin (astronomi, fizik, genetik, matematik) temellerini atan ve bilime yön veren dev isimler—Galileo, Kepler, Newton, Faraday, Maxwell, Mendel, Planck ve Lemaître gibi öncüler—varlığı tesadüfi bir savrulmaya bağlayan dogmatik bir zihniyete sahip değillerdi.

Aksine bu isimler, doğadaki ve evrendeki muazzam düzeni, işleyen kusursuz matematiği bir Yaratıcı’nın ilminin ve iradesinin tecellisi olarak okuyan; bilimsel merakı ilahi hakikati anlama gayretiyle bütünleştiren inançlı ve rasyonel zihinlerdi.*

[Dipnot: Bu tespiti görünce hemen Stephen Hawking veya Richard Dawkins gibi bazı ateist bilim insanlarının isimlerini sıralamaya kalkışmak mantıksal bir safsata olur. Zira mesele "kimin isim listesi daha uzun" yarışı değildir. Mesele; modern bilimi kuran ve metodolojisini inşa eden ana zihnin evrendeki düzeni Yaratıcı'nın eseri olarak görmesidir. Sonradan gelen bazı isimlerin kendi ateist felsefelerini "bilimin tek gereğiymiş" gibi ambalajlamaları bilimsel bir bulgu değil, tamamen kişisel/ideolojik bir tercihtir.]

2. Hassas Ayar (Fine-Tuning) ve Matematiksel İmkânsızlık

2. HASSAS AYAR (FİNE-TUNİNG) VE MATEMATİKSEL İMKÂNSIZLIK

Modern astrofizik ve kuantum fiziği bugün kaçınılmaz olarak "Hassas Ayar" (Fine-Tuning) gerçeğiyle karşı karşıyadır.

·        Yerçekimi sabitinden atomaltı parçacıkların kütle oranlarına,

·        Kozmik sabitten evrenin genişleme hızındaki hassasiyete kadar...

Trilyonda bir oranındaki tek bir sapma dahi; ne yıldızların, ne atomların ne de organik yaşamın oluşmasına imkân tanırdı. Ortadaki bu matematiksel imkânsızlığı ve devasa hassasiyeti "kör tesadüfe" veya "kendi kendine oluşuma" bağlamak akılcı ve bilimsel bir tutum olamaz.

3. Bilincin ve Maddenin Kökeni Problematiği

3. BİLİNCİN VE MADDENİN KÖKENİ PROBLEMATİĞİ

Cansız, kör ve bilinçsiz atomların rastlantısal bir "çorba" oluşturarak içinden aklı, bilinci, matematiği, sanatı, ahlakı ve biyolojik canlılığı çıkardığını iddia etmek; bilimsel bir izah değil, materyalist bir dogmadır.

·       Yüz katlı muhteşem bir gökdelenin,

·       Kıtalararası bir uzay füzesinin ya da

·       Otonom yazılımlarla kendi kendine yol alan son teknoloji bir otomobilin…

doğa olaylarıyla, rüzgârla ve tesadüfen ortaya çıktığını iddia etmek ne kadar akıl dışıysa;

Trilyonlarca galaksiyi, huşû uyandıran fiziki yasaları ve insan beynindeki o muazzam biyokimyasal mimariyi "tesadüfe" bağlamak ondan bin kat daha rasyonellikten uzak ve akıl dışı bir iddiadır.

Sıfırdan, yani mutlak yokluktan veya bilincin bulunmadığı bir maddeden evrensel fiziği ve insani bilinci türetmeye çalışmak, akıl ve mantık ilkelerini açıkça ayaklar altına almaktır.

Sonuç Olarak; Hakiki bilim ve hür akıl, ideolojik ezberlerin ötesine geçebilen ve evrendeki bu muazzam nizamın arkasındaki Hakikati (Tevhid) sorgulama cesaretini gösteren akıldır.

Dogmatik iddialarla değil, delille konuşmak 21. yüzyıl akıl ve düşüncesinin asıl gereğidir.

#TesadüfDogması #Ateizm #Tevhid #BilimVeİnanç #HassasAyar #FineTuning #Yaratılış #AkılVeMantık #Felsefe #BilimTarihi #Materyalizm #Kozmoloji #BilinçProblemi #Delil #Hakikat

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar